ALTIN ORAN : "EVRENİN MATEMATİĞİ "(KONUSUNA DEVAM :2):
“Bir AC doğru parçası öyle bir B
noktasından bölünmelidir ki, küçük parçanın büyük parçaya oranı ile
büyük parçanın tüm doğruya oranı birbirine eşit olmalıdır. Yani
yukarıdaki doğru parçasından tarif edebileceğimiz üzere, AB küçük parçasının BC büyük parçasına oranı ile BC büyük parçasının AC doğrusunun tamamına oranı birbirine eşit olmalıdır.” Ayrıca bu kural, “x+1=x2” denkleminden “x2-x-1=0” denkleminin türetilmesini sağlamıştır.
Yanda gördüğümüz sayı, altın oranın kısaltılmış biçimini vermektedir. Altın oran,
doğadaki tüm varlıklar üzerinde gösterilebileceği için, 1,618 değerine
ulaşmak sanıldığı kadar zor değildir. Fakat bu oranın sistemini iyice
kavrayıp, nesneler üzerinde ona göre bir ölçü belirlemek gerekmektedir.
Altın oranın en iyi anlaşılabildiği şekil, altın dikdörtgen
denilen ve bir kareden oluşan geometrik biçimdir.Bu durumda “küçüğün büyüğe oranı” olarak kısaltabileceğimiz altın oranı uygularsak; |B| / |A| = |A| / |C| oranı ortaya çıkacaktır. Dahası uzun kenarın kısa kenara oranı her zaman bize 1,618 (Φ) sayısını verecektir. Yani |A| / |B| = 1,618 (Φ) ve |C| / |A| = 1,618 (Φ) olacaktır. Sonuç olarak elde ettiğimiz dikdörtgen, bir “altın dikdörtgen”
olacaktır ve bu dikdörtgenin içindeki herhangi bir yerden
çıkarılabilecek tüm kareleri çıkardıktan sonra elimizde kalacak olan
dikdörtgen de altın dikdörtgen olacaktır. Bu kurallar, örneği aşağıda
gösterilen tüm altın dikdörtgenler üzerinde uygulanabilecektir.
Altın oran sabit değerini kendi sıralı sayı sistemi içerisinde gösteren İtalyan matematikçi Leonardo Fibonacci,
bir gün tavşan çiftliği bulunan bir arkadaşıyla tavşanların
yavrulaması üzerine konuşurken, En az iki aylık tavşanların
yavruladığını öğrenmiş ve buna göre bir çift tavşanla yola çıkıldığında
örneğin 100 ay sonra kaç tavşanın olacağı konusunda tartışmışlardır.
Bunu bir matematik formülü ile açıklamaya çalışan Fibonacci,
hangi ayı bulmak istiyorsak ondan önceki iki ayı toplayıp sonuca
ulaşmamız gerektiği kanısına varmıştır. Ve bu çabası sonucunda kendi
adıyla anılan sayıları bulmuştur.
“0, 1, 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34, 55, 89, 144, 233, 377, 610, 987, 1597, 2584, 4181…”
KAYNAK : http://www.bilgicik.com/yazi/altin-oran-evrenin-matematigi/
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder